Türk Mitolojisi

Türk Mitolojisinde Yaradılış Efsanesi

Türk Mitolojisinde Yaradılış Efsanesi

Evvelce ancak su vardı. Yer, gök ay ve güneş yoktu. Tanrı Kuday ile bir kişi vardı. Bunlar kara kaz şekline girip su üzerinde uçuyorlardı. Tanrı hiçbir şey düşünmüyordu. Kişi rüzgâr çıkarıp suyu dalgalandırdı ve Tanrının yüzüne su serpti. Bu kişi kendisinin Tanrıdan büyük olduğunu sandı ve suyun içine dalıverdi.

Su içinde boğulacak oldu; “Tanrı, bana yardım et!” diye bağırmaya başladı. Tanrı “Yukarı çık!” dedi. O da sudan çıkıverdi. Tanrı şöyle buyurdu: “Sağlam bir taş olsun!” Suyun dibinden bir taş çıktı. Tanrı ile kişi taşın üzerine oturdular. Tanrı, kişiye “Suya dal, oradan toprak çıkar!” dedi. Kişi suya daldı ve “Ben kendim için de toprak alayım” diye düşündü. İki eline toprak aldı. Bir elindeki toprağı, kendi başına iş görmek düşüncesiyle ağzına soktu. Yaratma işinde Tanrı’yı kıskandığı için böyle davranmıştı. Bu kişinin de ağzında gizlediği toprak büyümeye başladı. Nefesi kesilmişti; boğulacak gibi oldu. Tanrıdan kaçmaya başladı, fakat nereye baksa Tanrıyı yanında buldu. Boğulmak üzereyken “Tanrı, gerçek Tanrı bana yardım et!” diye yalvardı. Tanrı ona “Ne yaptın, ağzına toprak saklayayım diye mi düşündün? Bu toprağı ne için gizledin?” diye sordu. Kişi “Yer yaratayım diye bu toprağı ağzımda gizlemiştim” diye cevap verdi Tanrı ona “At ağzından o toprağı” dedi. (daha&helliip;)

1,478 toplam görüntüleme, bugün görüntülenmedi

Yayınlandı: 13 Eylül 2009 | Yorumlar: 0

KAYRA-HAN (Kara-Han)

İslamiyet öncesi Türk inancının Göktanrı’sına verilen ad Altay Türklerine göre gökyüzündeki tanrıların en büyüğü Kayra Han’dır. Kayra Han 17. katta oturur. Bütün Tanrıların babasıdır ve oradan evrenin kaderini yönetir.


Eliade’ya göre Kayra Han dünyanın yaradılışı ve sonu gibi konularda daima ön plandadır .
Kayra Han Sarı-Han olarak da tanınır ve Türk mantık sistemine göre, sarı ve kara renk toprak, dağ ve Satürn ile ilişkilendirilir. Altaylara göre dağları Kayra Han yaratmıştır. Kayra kan adını taşıyan mukaddes dağlar vardır. Kayra Han “demir dağ” motifiyle de ilişkilidir. Türk kozmolojik görüşlerine göre; atlarında renklerine göre astrolojik bağlantıları vardır. Kayra at Satürn’le ilişkilendirilir. Selçuklu dönemine ait eserlerde ve minyatürlerde Satürn ak saçlı, ak sakallı ve daima esmer olarak tasvir edilmiştir. Roux’a göre de Türklerde Tanrıların Tanrısı Satürn gezegenidir.Buna göre Kayra Han Satürn gezegeninin tanrısal ve yersel izdüşümü olarak nitelenebilir. Yunan mitlerinde de Kronos (Satürn) kader ve zaman tanrısıdır ve tıpkı Kayra-han’ın dünyanın yaratılışı ve sonunu belirlemesi gibi, o da dünyanın kaderini tayin eder.
Kayra-Han yeryüzünü yarattıktan sonra dokuz dallı bir çam diker ve 16. kata oğlu Ülgen’i oturtur. Kayra-Han, dokuz kişinin bu dallardan türemesini, dokuz ulusunda buradan meydana gelmesini ister. Şamanlara göre Kayra Han kendi özünün taşması yoluyla üç yüksek tanrıyı yaratmış (Ülgen, Kızagan, Mergen isminde üç oğlu vardır), bunların ilki de Bay Ülgen olduğu kabul edilen Göktanrı’dır.
Kayra-Han, insanoğlunun “ata” ve “ana”sıdır. Türk Mitolojisinde, Kayra-Han, dünyayı yaratmadan önce sonsuz bir denizin üstünde uçmaktadır. İlk insanı yaratır ve ona, suya dalıp toprak çıkarmasını, o toprakla yeryüzünü yaratacağını söyler. İlk insan toprağı çıkartır ama kendi yeryüzünü yaratmak amacıyla ağzına da bir parça toprak almıştır. Kayra-Han toprağı suya serpip “yer olsun!” deyince, insanın ağzındaki toprak da büyür, boğulacak gibi olur. Kayra-Han insanın amacını öğrenince “sen artık günahkar oldun, günahını benden gizleyenler senin halkın olsun” diyerek ona “erlik” adını verir. (erlik, göksel dinlerdeki Şeytana karşılık gelmektedir.) Kayra daha sonra halkları ve doğayı yaratır, dünyadan çekilir.

1,745 toplam görüntüleme, bugün görüntülenmedi

Yayınlandı: 7 Temmuz 2009 | Yorumlar: 0