Kemalizm mi, Atatürkçülük mü?

“Atatürkçülük” demek mi daha doğru, yoksa “Kemalizm” demek mi?

İdeolojiler, toplumsal gereksinimleri karşılayan, o gereksinimleri duyan kesimlerce benimsenmiş, kendi içlerinde tutarlı inanç sistemleridir. Sağcı ideolojiler daha çok duygulara, solcu ideolojiler ise akla seslenir. KEmalizm de, akla ve insancıl değerlere dayalı, “çağdaş” bir toplum özlemine yanıt veren, geri kalmışlıktan kurtulma istencini yansıtan bir ideolojidir.

Oysa Atatürkçülük dendiğinde – böyle bir ideolojik kavramdan çok – bir kişiye yönelik hayranlık .ağrışımı öne çıkıyor. Adeta bir “putlaştırma” eğilimi yansıyor. Hele “Atatürkçülük” adına, Atatürk’ün isminin arkasına saklanılarak yapılanlar düşünülünce, “yıpratılmış” olan bu sözcüktüen vazgeçmek daha doğru gözüküyor.

Atatürkçülüğü, Atatürk’ün sağlığında – o günün koşullarının gereği olarak – yaptıklarının “bekçiliği” biçiminde anlayanlar var. Bu Kemalizmin “tutucu” yorumudur ve “sürekli devrimci” özüne aykırıdır… Bir de – özellikle çok partili döneme geçtikten sonra – ülke yönetimine gelen ve Atatürk’e saygı duydukları  halde Kemalizme “kısmen” karşı olanlar söz konusudur. İşte “Atatürkçülük” sözcüğünün, bu iki kesimle ilgili olarak kullanılmasının daha doğru olduğunu söyleyebiliriz.

Kemalizm ise “ilerici” bir ideolojidir. Ne geçmişin bekçiliği ne de kalıplaşmış bir inanç sistemidir. Değişen koşullar içinde, sürekli ve akılcı bir yenilenmeyi ve o yenilenmenin ilkelerini içerir.

Ahmet Taner Kışlalı – (Siyasal Sistemler Siyasal Çatışma ve Uzlaşma s.162)

2,287 toplam görüntüleme, 1 kez bugün görüntülendi

Bir Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>