Kemalizm Nedir?

Kemalizm Nedir?(*)

“Kemalist” kavramı ilk kez, Avrupa basını tarafından kullanılmıştır. Anadolu’da Mustafa Kemal’in önderliğinde gerçekleşen Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı batılı basın organları anlatırken sürekli olarak “Kemalist Hareket” adını takmışlardır. Batı basınından kaynaklanan bu kavram daha sonra hem ulusal kurtuluş eyleminin adı olmuş hem de Mustafa Kemal’in izlediği yolun ve de kendine özgü bir yöntemle geliştirdiği düşüncelerin genel adı haline gelmiştir.

Kendisi, Yakup Kadri’nin bir ideoloji istemesine karşı çıkarak, bir ideolojiye dayanmanın donup kalmakla aynı anlama geleceğini söyleyerek ortaya kesin çizgilerle belirlenmiş bir ideoloji koymaktan kaçınmıştır. Ne var ki, daha sonraki yıllarında sürekli olarak pragmatik davranmış, Türk ulusunun ve başında bulunduğu eylemin günlük gereksinmeleri doğrultusunda eklektik davranarak, çeşitli görüşler ve yöntemler geliştirmiştir. Kendisine, hangi ideolojiyi izlediği ya da hangisine yakın olduğu sorulduğu zaman, hiçbir ideolojinin izleyicisi olmadığını, taklitçilikten bilinçli bir biçimde kaçındıklarını,  eğer bir benzetme yapmak gerekirse, buna “Biz bize benzeriz” biçiminde bir yanıt verebileceğini açıkça dile getirmiştir.

Mustafa Kemal,  askerlikten gelme bir önder olduğu için askeri eğitimin temeli olan jeopolitik bilimin verilerini çok iyi biliyor ve bu bilinçle Türkiye’nin dünya haritasında bulunduğu konumunu etkin bir biçimde değerlendiriyordu. Batı ile Doğu, Avrupa ile Asya, Hıristiyan dünyası ile İslam dünyası arasında sıkışmış bir konumda bulunan Türkiye’nin gelecekte bağımsız bir devlet olarak var olabilmesi için hiçbir politika ya da ideolojinin izleyicisi olmaması gerektiğini biliyor, Türkiye’nin konumuna ve gerçeklerine göre yeni bir sentezci yaklaşım deniyordu. İşte onun bu özgün çıkışı, daha sonraları “Kemalizm” kavramı ile tanımlanacaktı.

Mustafa Kemal’in yaptıklarından çıkan sonuçlar ile yıllarca ileri sürdüğü düşüncelerin bir bütün olarak değerlendirilmesiyle Kemalizm ortaya çıkmaktadır. İdeolojilerin savaştığı ve işin dünya savaşlarına kadar uzandığı bir dönemde, Mustafa Kemal, ideolojik ve siyasal bağımsızlığı bir arada götürmüş, değişen koşullarda, Türkiye’nin ulusal çıkarlarını kendine özgü biçimde ortaya koymuştur. İşte Kemalizm, Mustafa Kemal’in bu özgün tutum, davranış ve düşüncelerinin ortak adı olarak tanımlanabilir. Tıpkı Marks’ın, Lenin’in düşüncelerine topluca bir “izm”, yani yol anlamı ile değerlendirme yapıldığı gibi Batı’nın dışında bir ülke olan Türkiye’nin kurucu önderinin düşüncelerine ve çizdiği ulusal yola, “Kemalizm” denilmektedir. Bu olgu Batı’nın önde gelen siyaset bilimcileri tarafından da benimsenmiş ve Mustafa Kemal’in eylemi ve düşünceleri, Kemalizm kavramı çerçevesinde değerlendirilmiştir.

Atatürk’ten sonraki dönemde Kemalizm, onun yolundan gitmek, onun tutumunu izlemek ve onun ilkelerini savunmak biçiminde gelişmiştir. Kısaca, Kemalizm, Mustafa Kemal’in düşünce ve eyleminin bir bütün olarak savunulmasıdır. Ayrıca, Atatürk’ün izinden gitmek anlamında Atatürkçülüğün de bilimsel adıdır. Kemalizm, Türk ulusunun var olma düşüncesidir.

*Bu yazı Anıl Çeçen’in 100 Soruda Kemalizm(Kilit Yayınları, Ankara, 2009 s.21) isimli kitabından alınmıştır.

2,375 toplam görüntüleme, 1 kez bugün görüntülendi

Bir Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>